Şüphesiz ki Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'i sevmek
imandandır. Kulun Rasûlullah Sallallahu
aleyhi vesellem'i kendi öz canından, babasından, çocuklarından, aile halkından,
malından ve bütün insanlardan daha çok sevmesi gerektiğine delil teşkil eden pekçok nas bulunmaktadır. Onu böyle sevmeyen bir kimse dünyada da âhirette
kendisini Allah'ın cezasına maruz bırakmaktadır. İşte aşağıda kısmen geniş bir şekilde
bu nasların bazılarını sözkonusu ediyoruz:
İmam Buhârî, Abdullah b. Hişam Radıyallahu anh'dan şöyle dediğini
rivayet etmektedir: Peygamber Sallallahu
aleyhi vesellem ile birlikte idik. O sırada Ömer b. el-Hattab Radıyallahu anh'ın elini tutmuştu. Ömer Radıyallahu anh ona:
"Ey Allah'ın Rasûlü, şüphesiz ben
seni kendi öz canım dışında, herşeyden daha çok seviyorum" dedi. Peygamber
Sallallahu aleyhi vesellem şöyle
buyurdu:
"Canım
elinde olana yemin ederim ki, kendi öz nefsinden dahi beni çok sevmedikçe
olmaz." Bunun üzerine Ömer ona:
"Şu anda -Allah'a yemin ederim- seni
öz canımdan dahi daha çok seviyorum." Bunun üzerine Nebi Sallallahu aleyhi vesellem:
"Şimdi oldu ey Ömer" diye buyurdu. (Buhârî, Hadis no: 6632, XI, 523)
Büyük ilim adamı Aynî, Nebi Sallallahu aleyhi vesellem'in: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki
kendi öz canından bile daha çok sevmedikçe olmaz" buyruğunu açıklarken:
"İmanın kâmil olmaz..."
demektedir. (Umdetu’l-Kârî, XXIII, 169)
Yine Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'in: "Şimdi oldu ey Ömer" buyruğunu:
"Yani imanın kemale erişti."
diye açıklamaktadır.
"Nefsim elinde olana yemin ederim ki..." buyruğunda dikkati çeken bir husus da onun yemin etmesidir. O yemin etmese dahi bütün söylediklerinde doğru olduğuna göre ya yemin ederse durum ne olur? Çünkü yemin bilindiği gibi sözü pekiştirmeyi ifade eder. (Umdetu’l-Kârî, 1, 143)
İmam Buhârî, Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayet ettiğine
göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi
vesellem şöyle buyurmuştur:
"Nefsim elinde olana yemin ederim ki, sizden herhangi bir kimse beni babasından ve çocuğundan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz." (Buhârî, Hadis no: 14, I, 58)
Görüldüğü gibi; doğru sözlü ve doğru
sözlü olduğu tasdik edilmiş bulunan, vahiy ile konuşan o yüce zatın (salât ve
selam ona) hadiste görüldüğü gibi yemin etmektedir.
Acaba "anne" de "valid:
baba" lafzının kapsamına girmekte midir? Hafız İbn Hacer bu soruya şu
sözleri ile cevap vermektedir: "Eğer "vâlid: doğuran" lafzı ile
çocuğu olanı kastediyorsa elbetteki geneldir yahutta iki zıttan birisini
zikretmekle yetinilerek diğerini sözkonusu etmeye gerek olmadığı gibi, burada
da onlardan birisinin anılması ile yetinilmiştir. Bu durumda sözü edilen, örnek
olmak üzere anılmış ve bütün sevgili ve değerli varlıklar kastedilmiş olur.
Sanki: "Ve beni değerli bütün varlıklarımdan
daha çok sevmedikçe..." demiş gibi olur."
İmam Muslim'in rivayetine göre Enes Radıyallahu anh şöyle demiştir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Kul beni eşinden, malından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz." (Muslim, Hadis no: 69, 1, 67; hadisi aynı şekilde Hafız Ebu Ya'lâ, Müsned'inde de rivayet etmiş bulunmaktadır. (Bk. Hadis no: 3895, VII, 8)
Yüce Allah baba, evlat, kardeş, eş veya aşiretten
herhangi birisini yahutta herhangi bir mal, ticaret ve meskenleri yüce
Allah'tan, Rasûlünden ve onun yolunda cihad etmekten daha çok seven kimseleri
ilahî ceza ile tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
"De
ki: 'Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, soy ve sopunuz,
elinize geçirdiğiniz mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza
giden meskenler size Allah'tan, Rasûlünden ve onun yolundaki cihaddan daha
sevgili ise, o halde Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah fâsıklar
topluluğuna yol göstericilik yapmaz." (et-Tevbe, 9/24)
Hafız İbn Kesîr âyeti tefsir ederken şunları söylemektedir: "Yani bu şeyleri eğer "Allah'tan, Rasûlünden ve onun yolundaki cihaddan" daha çok seviyor iseniz, onun başınıza getireceği cezayı ve ibretli intikamı "bekleyedurun" demektir." (er-Rafiî, Muhtasaru Tefsir-i İbn Kesîr, II, 324)
Mücahid ve el-Hasen -yüce Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- yüce Allah'ın: "Allah'ın emri gelinceye kadar" buyruğunu: "Dünyada ya da âhirette onun cezasını (bekleyedurun) diye açıklamışlardır." (Kurtubî, VIII, 95-96)
Büyük ilim adamı Zemahşerî, âyetin
tefsirinde: "Bu âyet-i kerime oldukça ağır hüküm ihtiva etmektedir. Ondan
daha ağır hüküm ihtiva eden bir âyet göremezsiniz."
demektedir.
İmam Kurtubî diyor ki: "Âyet-i kerimede Allah'ı ve Rasûlü sevmenin vücubuna delil vardır. Bu hususta hiçbir görüş ayrılığı yoktur. Ayrıca bu sevgi, sevilen herşeyden daha önce gelmelidir." (Kurtubî, VIII, 95. Ayrıca bk. el-Cezairî, Eyseru't-Tefâsîr, II, 177)
|
|