Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'i sevmenin birtakım alâmetleri vardır. Bu ümmetin ilim adamları bunları sözkonusu etmişlerdir. Mesela Kadı Iyad şunları söylemektedir: "Onun sünnetine destek olmak, şeriatini koruyup kollamak, o hayattayken huzurunda bulunmayı ve uğrunda canını ve malını vermeyi temenni etmek de onu sevmekten ileri gelir." (Nevevî şerhi, II, 16)
Hafız İbn Hacer diyor ki: "Sözü geçen sevginin belirtilerinden birisi de kişiye şunun teklif edilmesidir: Eğer maksatlarından herhangi birisini elden kaçırmak yahutta Nebi Sallallahu aleyhi vesellem'i -eğer mümkün olsaydı- görmekten mahrum edilmek arasında birisini seçmesi istenir de o da mümkün olduğu takdirde onu görmekten mahrum kalmayı, maksatlarından herhangi birisinden mahrum kalmaktan daha ağır buluyorsa, sözü geçen onu daha çok seviyor demektir, değilse hayır. Bu hiç şüphesiz varlık ve yokluğa münhasır bir şey değildir. Bunun bir benzeri onun sünnetine destek vermek, şeriatini koruyup kollamak, ona muhalif olanların kökünü kazımak için de sözkonusudur. Bunun kapsamına iyiliği emredip, kötülükten alıkoymak da girer." (Fethu’l-Bârî, I, 59)
Büyük ilim adamı Aynî diyor ki: "Şunu bil ki, Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'i sevmek, ona itaat etmeyi istemek ve ona muhalefeti terk etmektir. Esasen bu da İslâmın farzlarındandır." (Umdetu’l-Kârî, I, 144)
İlim adamlarının sözünü ettikleri
hususlardan şu sonuca varıyoruz: Aşağıdaki hususlar Rasûl-i Ekrem'i sevmenin
alâmetleri arasındadır:
1. Onu görmeyi, onun
sohbetinde bulunmayı çokça arzu etmek ve bunlardan mahrum olmayı, dünya hayatında
bunların dışında her ne olursa olsun herhangi bir şeyi kaybetmekten daha ağır
bir musibet görmek.
2. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem uğrunda canı
ve malı feda etmek için tam hazırlıklı olmak.
3. Emirlerine uymak,
yasaklarından sakınmak.
4. Sünnetine yardımcı
olmak, şeriati koruyup kollamak.
Her kimde bu alâmetler bulunursa, o
Rasûl-i Ekrem'i sevmekten ötürü yüce Allah'a hamd etsin ve bu hususta kendisine
sebat vermesini dilesin. Bunu büsbütün ya da kısmen kaybetmiş olan bir kimse
ise yüce Allah'ın huzuruna selim kalp ile giden müstesnâ, hiçbir malın ve evladın
fayda vermeyeceği günden önce kendisini hesaba çeksin. O günde insanların
hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmayacaktır. Sakın Allah'ı ve mü'minleri
aldatabileceğini düşünmesin, öyle bir işe de kalkışmasın. Çünkü yüce Allah'ı
aldatmaya çalışan bir kimse ancak kendisini aldatır.
"Allah'ı
ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar ama kendilerinden başkasını aldatamazlar da
yine farkına varmazlar." (el-Bakara, 2/9)
Yüce Allah'ın yardımı ile ashab-ı kiramın Rasûl-i Ekrem Muhammed Mustafa'ya duydukları sevgiyi söz konusu etmekle birlikte, bizim mevcut halimize de işaret ederek bu hususu sözkonusu edeceğim. Olur ki, yüce Allah bizim halimizi ıslah eder ve bizi doğru yola iletir. Her bir alâmeti yüce Allah'ın izniyle ayrı bir başlık altında ele alacağım:
|
|
|